19/2/2006 - İSTİKLAL MARŞIMIZ
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir o benim milletimindir ancak.
Çatma Kurban olayım çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet bu celal? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal... Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım
Yırtarım dağları enginlere sığmam, taşarım.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, "Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsında huda, Etmesin beni tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden, İlahi, şudur ancak emeli; Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli- Ebedi yurdumun üstünde benim inlemedi.
O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım, Her cerihamdan, İlahi, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal! Mehmet Akif Ersoy
|
|
Yorum yaz!
|
2006-11-09 13:09:33 - BU HER YERDE VAR!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! |
| Yazan: TÜLİN |
| EE BU NE Kİ BU HER YERDE YAZIYOR NE YORUMU ALLAH AŞKINA YANE YA |
| Bağlantı |
2006-10-01 21:38:36 - İstiklal Marşı |
| Yazan: eyvatan |
M. Akif Ersoy,İstiklal Marşını kaleme aldıktan sonra " ...Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın demişti.
Ancak bu temenni ne yazık ki gerçekleşmeyecek.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor
Lozan Antlaşması yok sayılarak yerine Sevr konulmaya çalışılıyor
Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşını kaleme aldıktan sonra 16 Haziran 1936da Binbir fecayi karşısında bunalan ruhların ıstıraplar içinde halâs dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o şiir bir daha yazılamaz. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın temennisinde bulunmuştu. Ancak bu temenni hükümetin AB teslimiyetçiliği yüzünden ne yazık ki gerçekleşmeyecek.
Rum, Ermeni, Yahudi...
Lozanın tarihin derinliklerine gömdüğü işbirlikçi azınlıklar, teslimiyetçiler sayesinde yeniden ayaklandı. Faşist AByi arkalarına alan Rum, Ermeni ve Yahudiler, devlet içinde devlet olma peşinde koşuyor.
Hedefleri Atatürk
Benzer yasa birçok Avrupa devletinde olmasına rağmen, Türkiyeye TCKdaki 301. maddeyi kaldırması için baskı yapılıyor. Amaçları, Atatürk ve Türk milletinin milli dinamiklerini lime lime etmek...
Devlet dinamitleniyor
Osmanlıcılık aldatmasıyla Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bütün kurumları dinamitleniyor. Çıkarılan ihanet yasaları, azınlıkları azdırmanın yanı sıra ABD ve İngiliz sömürgeciliğine de kapı açıyor.
Vakıflar Yasası Türkiyenin altını oyacak
AKPnin 9.Uyum Paketi çerçevesinde TBMMye getirdiği Vakıflar Yasa tasarısı tuzaklarla dolu.Tasarı yasalaşırsa azınlık vakıflarının mülk edinmelerinin önündeki tüm engelleri kalkacak. Tarih içerisinde hazineye veya vakıflara geçmiş azınlık mülkleri geri devredilecek, üçüncü şahışlar adına tescil edilmiş mülklerin iadesi için ise AİHMye başvurulabilecek.
9uncu Uyum Paketi adı altında AKP Hükümetinin Meclise getirdiği Vakıflar Kanunu Yasa Tasarısının Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesine aykırı hükümler içerdiği kaydedildi. Tasarının 12. Maddesinin 1. Fıkrasında yapılan düzenlemeyle kuruluş amaçları olan dinsel, hayri, sosyal ve eğitsel ihtiyaçlarını karşılamak üzere şartlarına bağlı kalınmaksızın Lozan Antlaş-masına ve Anayasaya aykırı olarak her türlü mal edinme hakkının tanınması kafaları karıştırdı.
İstisnai ve kolektif
İstisnai ve kolektif nitelikli bir hakkın, bu derece yaygın ve genel olarak kabulü, uluslararası anlaşmalarda ve anayasada bulunmadığı halde, kullanım şeklini düzenleyen ve tatbikat niteliği taşıyan Vakıflar Kanununda bu hakların tanınmasının Ulus devletin kuruluş felsefesine aykırı olduğu belirtilmekte. Ayrıca tasarının içerdiği bu maddelerin aynı zamanda Lozanın Anayasanın 10. Maddesinde düzenlenen vatandaşların kanun önünde eşitliği prensibine ve aynı maddenin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırılık teşkil ettiği ifade ediliyor.
Yasal sınırlamalar
Tasarının Geçici 9. Maddesiyle ise, geçmişten bu yana yasal sınırlamalar nedeniyle, hazine yahut Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal eden ne kadar taşınmaz mal varsa, bunların hepsinin cemaat vakıfları adına tescil edilmesi yönünde düzenleme yapıldığı, bununla birlikte tapuda nam-ı müstear ve nam-ı mevhumun tanımlandığı, bu taşınmazların ne sayısı ne de boyutu konusunda hiçbir ön çalışmanın yapılmadığı da kaydedilmekte. Uzmanlara göre bu tasarının yasalaşması halinde, 1912 yılından evvel, nam-ı müstear ve nam-ı mevhumlar adına tescil edilip de bugün her hangi bir sebeple Hazine ve Vakıflar adına tescil edilmiş bütün gayrı menkuller üzerinde hak iddia edilebilecek.
Cemaat vakıfları
Ayrıca cemaat vakıfları tarafından üçüncü şahıslar adına tescil edilmiş gayrı menkullerin iadesi ya da karşılık olarak tazminat istenilmekte. Ancak mevcut haliyle bu düzenlemenin yasalaşmasıyla, üçüncü şahıslar adına kayıtlı taşınmazlarla ilgili olarak AİHMde dava açılması yoluyla üçüncü şahıslar adına tescilli taşınmazlar iade edilebilecek ya da istenilen tazminat kendilerine ödenebilecek.
Misyonerlik faaliyetleri
Konunun uzmanlarına göre bu tasarıyla Lozan Antlaşmasını yok saydığımızı, yılların birikimiyle oluşan hukuk düzenimizi inkar ettiğimizi ve azınlıkların mallarına haksız ve hukuksuz bir şekilde el koyduğumuzu kabul etmiş olacağız. Bunun sonucunda da geri dönüşü olmayan bir yol açılacak. Ayrıca tasarı, cemaat vakıflarının, cemaati kalmamış bir tek Hıristiyanın bile yaşamadığı yerlerdeki eski kilise, manastır gibi yerlerin tekrar ihya edilmesini, ibadete açılmasının ve buraların mülkiyetlerinin de kendilerine verilmesinin yolunu açacak. Hazırlanan tasarının geniş yorumu ve Avrupa Parlamentosunun bir kararı ile Sümela Manastırı, Ani Harabeleri, Akdamar Kilisesi, gibi Anadolunun bir çok yerinde tarihi eserlerin azınlıklarla ilişkilendirilmesinin ve cemaatleştirilmeye çalışılmasının önüne geçilemeyecek. Böylece günümüzde sıkça tartışılan misyonerlik faaliyetlerinin yasalaştırılmasının yolu da açılacak.
Azınlık okulları tasarısı askıda
CHPnin Ruhban Okulunun açılmasına yol açacağı gerekçesiyle itiraz ettiği azınlık okullarıyla ilgili tasarı askıya alındı. TBMM Genel Kurulunda özel öğretim kurumlarına ilişkin tasarı görüşülürken Sanayi Bakanı Ali Coşkun imzasıyla verilen önergeyle azınlık okullarında Türk vatandaşı olmayan gayrimüslim öğrencilerin eğitim görebilmesine imkan sağlandı. Ancak CHPliler bir süre sonra düzenlemenin Ruhban Okulunun açılmasına neden olacağını savundular. AKP içinde de tereddüt doğuran düzenlemenin müzakere yoluyla dün görüşülmesi bekleniyordu. Ancak Genel Kurulda askıya alınan tasarının önümüzdeki günlerde yeniden
ele alınması planlanıyor.
BAYKALDAN, VAKIFLAR YASA TASARISI UYARISI
Aklınızı başınıza alın
Hükümeti uyarıyorum...Getirilen düzenlemeler Lozanı delme
düzenlemeleridir. Bunun çok ağır siyasi, tarihi sorumluluğu vardır
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TBMM gündeminde bulunan özel öğretim kurumları ve vakıflarla ilgili düzenlemelerin, Lozan Antlaşmasındaki mütekabiliyet ilkesini ortadan kaldıracağını savundu.CHP Parti Meclisi (PM), Genel Başkan Deniz Baykalın başkanlığında toplandı. Baykal toplantı öncesi yaptığı açıklamada, meclis gündeminde bulunan vakıflar ve özel öğretim kurumlarıyla ilgili düzenlemelere ilişkin eleştirilerini yineledi. Lozan Antlaşmasının 45inci maddesinde özel öğretim kurumlarının durumu ve azınlık vakıflarıyla ilgili olarak yapılacak düzenlemelerde mütekabiliyet ilkesinin aranacağının ifade edildiğini kaydeden Baykal, AKP iktidarıyla birlikte mütekabiliyet ilkesini ortadan kaldıracak müdahalelerde bulunulduğunu savundu.
Batı Trakyayı unutmayın.
Baykal, Şimdi önümüze getirilen kanun tasarısıyla artık Lozanın 45inci maddesinde yer alan mütekabiliyet ilkesi yasayla ortadan kaldırılmış olacak. Bu bir aldatmacadır, yanlıştır diye konuştu.Batı Trakyadaki Türklerin vakıflarıyla ilgili uygulamalara değinen Baykal, söz konusu vakıfların Yunan hükümetinin görevlendirdiği kayyumlar eliyle yönetildiğine dikkati çekti. Baykal, eğer bir düzenleme yapılacaksa Batı Trakyadaki vakıfları da kapsayacak bir düzenleme olması gerektiğini vurguladı.
Şehitlerin ahı tutar.
Lozan Antlaşmasındaki mütekabiliyet ilkesinden vazgeçilemeyeceğini belirten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: Hükümeti uyarıyoruz. Lütfen telafisi güç olacak tarihi hatalardan kaçının. Lozan Türkiyenin iftiharıdır. Şimdi Lozanı siz delmiş olacaksınız. Bu getirilen düzenleme Lozanı delme düzenlemesidir. Bunun çok ağır siyasi, tarihi sorumluluğu vardır. Aklınızı başınıza alınız. Lozanı yapan insanların, milli mücadele kahramanlarının ahı tutar bu iktidarı. Eğer o düzenlemeyi ortadan kaldırırlarsa bunun hesabını milli mücadeleyi, Lozan Antlaşmasını yapanlara, gazilere, şehitlere veremezler.
Vatikan olurlar
Halkın Yükselişi Partisi (HYP) Genel Başkanı Yaşar Nuri Öztürk, Vakıflar Kanunu Tasarısıyla, cemaat vakıflarına iade adı altında, azınlıklara bir nevi dukalık veriliyor dedi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Öztürk, tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda İstanbulda çok büyük bir emlakın gayrimüslim dinci cemaatlere teslim edileceğini belirterek, Bunun ardından İstanbulda Ekümenik Patrikhane ad ve tabelasıyla bir Hıristiyan devletinin kurulması gelecek ifadelerini kullandı. AKPnin hazırladığı tasarının yasalaşması durumunda Lozan Antlaşmasının delineceğini belirten Öztürk, şunları kaydetti: Bu gelişmelerle bir kez daha anlaşılmıştır ki, Müslümanların oy ve vekâletlerini Allah rızası diye diye alan AKP iktidarı, icraatında sadece Hıristiyan odakların rızasını gözetmektedir.
Vatana ihanet ediyorsunuz
TBMM Adalet Komisyonu dün Vakıflar Yasa Tasarısının tümünü görüşmek üzere toplandı.CHPli vekiller komisyonda düzenlemenin vatana ihanet anlamına geldiğini belirterek AKPlilere tepki gösterdiler. İşte CHP milletvekillerinin çarpıcı açıklamaları:
Feridun Ayvazoğlu: Tasarıyla cemaat vakıflarına sınırsız mal edinme hakkı tanınıyor. Bilerek veya bilmeyerek Türkiyeye ihanet ediliyor.
Orhan Eraslan: Önergelerle Ruhban Okulunun açılmasına imkan tanınıyorsunuz. Ekümenliği kabul edersiniz, İstanbulda fetih yıldönümünü kutlamayın, kendinizi kandırmayın.
Mehmet Nuri Saygun: AB sürecinde baştan beri her verdiğimiz tavizden sonra yeni taleplerle karşılaştık. Bu dayatmalar, bizi ABye taşımaz
Mehmet Küçükaşık: Sadece bu yasada değil, diğer ilgili yasalarda da damataşı gibi oydunuz, iğne gibi işlediniz. Müstemleke mi burası?
|
| Bağlantı |
|
Hakkımda
Atatürk Hakkında Herşey... Var Olmamızı Sağlayan, Köle Olmadan Yaşamamızı Sağlayan Büyük Atamıza ve Onun Emriyle Ölen Bütün Askerlerimize Bir Anıt Olsun.... JFD®
Arkadaşlarım
|